Atatürk'ün Güneş Dil teorisini kanıtladım !

Atatürk'ün Güneş Dil teorisinin genel hatlarını, Atatürk'ün izinden giderek, Gezi'den 2 ay sonra, Ağustos 2013'te, yaklaşık bir senelik yarı-zamanlı bir çalışma sonunda kanıtladim. Kanıtım temel dil buluşlarıma, ve bu teorinin ikizi Türk Tarih Tezi'ne dayanıyordu. Yine de, dil çalışmalarım, araştırmalarımın sadece küçük bir bölümüydü. Dil çalışmalarıma ilaveten, mitolojik, ve arkeolojik bulgulardan ve 2013'e kadar yapılmış genetik araştırmalardan yararlanmıştım. Son beş altı sene daha yoğun çalışarak, başta dil olmak üzere tüm alanlarda çalışmalarımı derinleştirdim, özellikle de arkeogenetik alanında Türkiye'de bilinmeyen ve konuşulmayan ancak uluslararası alanda yayınlananan makalelerdeki bilgileri de dahil ettim.

Nisan 2016'da yayınlamaya başladığım Sumerian Turks, Sun Language ve End Capitalism sitelerimi Emek Sinemasini Yaşatalım sitemde, mesaj listesinde, ve twitter hesaplarimda duyurdum. Güneş Dil teorisini ispat ettiğimi de geçtiğimiz üç sene içinde defalarca duyurdum.

Kimse ilgilenmedi, ki zaten beklediğim bir tepkiydi, çünkü Türkiye'de gerçek Atatürkçü ve solcu yok sayılır. Kendini Ataürkçü sayanlar da olumsuz tepki verdiler, hatta alenen karşı çıktılar, hiç bir yazımı okumadan! Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak tüm partilerde ve toplumda sıradan bir durum ama çirkin yanıtlar, milliyetçi geçinen eski veya yeni MHPcilerden, "Kemalist devrim" lafını sakız etmiş Vatan Partisi üyeleri ve sempatizanları dahil, "Kemalist" görünmeye çalışan çevrelerden geliyor. Söylemeye bile gerek yok ama söylemezsem olmaz, Batı devşirmesi liboşlardan, HDPci vb.lerden de!

Siyasi partiler ve basın tamamen BATI emperyalizminin elinde. Atatürk ismini kullanan küçük partilerin büyük partilerden bir farkı yok, hepsi kendi adamlarını kayırmaya çalışan kabileler şeklinde organize edilmiş. Atatürkçü diye meşhur edilenlerin tamamı sahte Atatürkçü olduğu için onlar da yine kendilerini gösteren medyaya bağlı.

En büyük sorun Neocon/Wall Street/Londra bankaları/NATO destekli askeri darbelerle, özellikle 12 Eylül darbesiyle, Atatürkçülerin ve solcuların kelimenin tam anlamiyla biçilmesidir, adeta yok edilmesidir. Yerlerine de kimse gelmedi, okumuşların hemen tamamı ya Batı devşirmesi oldu ya da Batı tarafından beyni yıkandı ya da sadece şahsi çıkarlarını kovalayıp kapitalist yağma düzenine katkıda bulundular. Bu sırada, Atatürk isminden faydalanan makyavelist küçük partiler de Türkiye'ye çok büyük zarar verip, tüm yolları kapattı.

Türkiye'de Atatürkçülüğü veya solu temsil eden bir siyasi parti veya kurum yok. Yakın bir gelecekte de olacağını sanmıyorum, halkın da, okumuşların da, böyle bir talebi yok zaten.

Ancak büyük bir mutlulukla, kapitalizmin ve BATI emperyalizminin dünyada yenildiğini söyleyebilirim.

Borca ve sürekli savaşa dayanan kapitalist sistem bitmiştir. Bu, mücadele eden halkların, ve ben dahil, dünyanın her ülkesinde mücadele eden herkesin zaferidir.


Sınırlı bir dünyada sınırsız büyümeye dayalı kapitalizm fizik kurallarına aykırı, sahtekarca bir saadet zincirinden (Çiftlikbank, Titan vs. gibi) ibaretti.

Son yıllarda, Türkiye de dış etkilerle bu değişimi yaşamaya başlamıştır, ve dünya değiştikçe zorunlu olarak Türkiye de değişecektir. Yerli/milli görünümlüler bu değişimleri kendilerine mal ederek yersiz ve milsiz siyasi ve ekonomik pastadan pay kapma çabalarına devam edeceklerdir.

Mehmet Kurtkaya
21 Aralık 2018




Amazon Kindle - Paperback



Amazon Kindle






My Latest Book!
English was Turkish

English was Turkish: Sumerian roots of Indo-European Languages



Amazon Kindle -







Ilk yayınlanma: Aralık 20, 2018. SumerianTurks